featured
Flipboard
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Kırklareli’nin doğal güzellikleriyle, ormanlarıyla, su kaynaklarıyla Türkiye’nin akciğerlerinden biri olan Istranca Dağları, bugün ciddi bir tehditle karşı karşıyadır.
Koza Altın İşletmeleri A.Ş., Kofçaz ilçesine bağlı Kula ve Geçitağzı köyleri civarında, Koza ve Kuzular köyleriyle komşu konumda olan bu ormanlık alanda altın ve gümüş madeni açmak üzere harekete geçmiştir. Proje kapsamında açık ocak işletmeciliğiyle yılın hemen hemen her günün de patlatma yapılması, burada bulunan 2000 civarı ağacın kesilmesi ve siyanürlü liç yöntemiyle metal ayrıştırılması planlanmaktadır.
Söz konusu projenin hayata geçmesi durumunda ise:
Yeraltı su kaynaklarımız tehlikeye girecek,
Orman ekosistemimiz yok olacak,
Köylülerimizin geçim kaynakları—arıcılık, hayvancılık, orman ürünleri—bitecek,
Ve en önemlisi, kanser dahil ciddi sağlık riskleri oluşacaktır.
Oysa bilim diyor ki; bölge, kireçtaşı kuşağı üzerinde yer alıyor. Yani patlatma ve kazılar yer altı sularının yönünü değiştirecek, kirletecek. Ve uzmanlar da siyanürlü atıkların toprağa ve suya sızma riski konusunda uyarılar yaparak toplum sağlığının tehlikede olduğuna dikkat çekiyorlar. Yani sorun, sadece bir çevre meselesi sorunu değil beraberinde de bir halk sağlığı sorunudur.
Sorunla ilgili olarak 14 Mayıs 2024 tarihinde, Kula Köyü Muhtarlığı tarafından Edirne İdare Mahkemesi’ne dava açılmış, süreçte bilirkişi görevlendirilmiştir. Bilim insanları bölgede incelemelerini yapmış, raporlarını hazırlamıştır. Ancak Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü tarafından verilen “ÇED gerekli değildir” kararı verilerek halk iradesini yok saymıştır.
Ancak bu projeye karşı Kırklareli halkı yalnız değildir. Kırklareli Barosu, Kırklareli Kent Konseyi, Doğa ve Kültür Derneği, Doku Derneği, Trakya Platformu, çeşitli ekoloji örgütleri ve gönüllü bilim insanları süreci hukuki ve bilimsel zeminde takip etmektedir.
Biz bu topraklarda altın değil, gelecek arıyoruz.
Bizim zenginliğimiz ormanlarımız, sularımız, arılarımız, tarlalarımızdır.
Istrancalar yok olursa, biz de yok oluruz!
Ama biz yok olmak istemiyoruz.!
Yok olmamak için de yetkililerden;
-Koza Altın İşletmeleri A.Ş.’nin maden projesinin derhal durdurulmasını,
-“ÇED gerekli değildir” kararının iptal edilmesini,
-Istranca Dağları, “mutlak korunması gereken doğal alan” olarak ilan edilmesini.
-Köylülerin ve doğa savunucularının sesine kulak verilmesini istiyoruz.
Çünkü yaşam altından kıymetlidir!
Istranca’nın altını toprağında, suyundadır.!
Biz bu doğaya, bu köylere, bu geleceğe sahip çıkıyoruz ve çıkmaya da devam edeceğiz..!

Istranca Ormanları Altın Değil, Yaşam Veriyor!
Yorum Yap

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.