Sarıkamış Harekâtı, bu toprakların hafızasında yalnızca bir askeri mücadele değil; vatan uğruna gözünü kırpmadan can veren on binlerce insanın ortak fedakârlığıdır. Bu nedenle Sarıkamış Şehitleri’ni anmak, siyasi görüşlerin, inanç farklılıklarının ya da kurumsal kimliklerin üzerinde; millet olma bilincinin en güçlü ifadesidir.
Bu anlayışla, Edirne Doğu Anadolu Yardımlaşma Derneği tarafından düzenlenen Sarıkamış Şehitleri Anma Programı’na katıldım. Organizasyonun genel çerçevesi, emeği geçenlerin iyi niyetini ve anmaya yakışır bir hassasiyeti açıkça ortaya koyuyordu. Davetliler arasında dernek üyeleri, farklı sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, siyasi parti il temsilcileri, eski ve yeni yerel yönetim temsilcileri, mahalle muhtarları, milletvekili ve halkın bulunması da bu kapsayıcı niyetin bir göstergesiydi.
Ne var ki programın açılışında yaşanan bir durum, anmanın ruhuna gölge düşürdü. Program sunucusu olarak kürsüye çıkan İmam N.M. saygı duruşu ve İstiklal Marşı’na davet ederken Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün adını anmadan konuşmasını sürdürdü. Bu eksiklik, salondaki birçok katılımcı tarafından haklı bir tepkiyle karşılandı ve istenmeyen bir tartışma ortamı doğdu.
Unutulmamalıdır ki; üzerinde konuşulan kürsü, özgürce fikirlerin dile getirilebildiği bu salonlar ve bugün bu anmaları yapabiliyor olmamız, Kurtuluş Savaşı’nın ve onun liderliğini üstlenen Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün bizlere bıraktığı Cumhuriyet’in kazanımlarıdır. Sarıkamış’ta donarak şehit düşen askerlerimiz de bu bağımsızlık idealinin bir parçasıdır.
Anma programlarının temel amacı; birleştirmek, ortak hafızayı güçlendirmek ve saygıyı çoğaltmaktır. Ne yazık ki İmam N.M. ‘in konuşması, bu hedefin aksine toplumsal birlik duygusunu zedeleyen, ayrışmaya kapı aralayan bir etki yaratmıştır. Bu durum, organizasyonu düzenleyen Edirne Doğu Anadolu Yardımlaşma Derneği’nin iyi niyetli çabasından bağımsız olarak değerlendirilmelidir.
Bugün her zamankinden daha fazla; tarihimize bütüncül bakmaya, değerlerimizi ayrıştırmadan sahiplenmeye ihtiyacımız var. Sarıkamış Şehitleri’ni anarken de, bu vatanın bağımsızlığına giden yolu açan Cumhuriyet’in kurucusunu yok saymak değil; aksine onu ve silah arkadaşlarını saygıyla anmak hepimizin ortak sorumluluğudur.
Şehitlerimizin aziz hatırası önünde saygıyla eğiliyor; bu tür anmaların, gelecekte daha kapsayıcı ve birleştirici bir bilinçle gerçekleştirilmesini temenni ediyorum.


Yorumlar kapalı.