İstanbul Çekmeköy ilçesine bağlı Borsa İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde Biyoloji öğretmeni Fatma Nur Çelik’in öğrencisi F.S.B. tarafından öldürülmesi, bir öğretmen ve bir öğrenciyi yaralamasının ardından tepkiler sürüyor.
Türk Eğitim-Sen Edirne Şube Başkanı Mustafa Kaplan konu ile ilgili yaptığı yazılı açıklamasında;” Ülkemiz ve eğitim camiamız bir kez daha yasa boğulmuştur. İstanbul’un Çekmeköy ilçesinde biyoloji öğretmeni olarak görev yapan Fatma Nur Çelik, bir öğrencisi tarafından hunharca katledilmiştir. Kıymetli öğretmenimize Allah’tan rahmet; ailesine, yakınlarına ve tüm eğitim camiamıza sabır ve başsağlığı diliyoruz. Aynı saldırıda yaralanan Zeynep Aybars Taşdemir öğretmenimize ve öğrencimize de acil şifalar temenni ediyoruz.
Eğitim çalışanlarına yönelik şiddet, gerekli ve kalıcı tedbirler alınmadığı takdirde ne yazık ki son olmayacaktır. Yaşanan elim hadise adeta “geliyorum” demiştir. Merhume öğretmenimizin disiplin kurulunda can güvenliklerinin bulunmadığını dile getirdiği ifade edilmektedir. Buna rağmen etkili önlemlerin alınmamış olması, sorumluluğun ne denli ağır olduğunu gözler önüne sermektedir.”dedi
”Bugün okullarımızda öğretmenlerimizin ve eğitim çalışanlarımızın can güvenliği ciddi bir tehdit altındadır.”diyen Kaplan şunları kaydetti:” Eğitim çalışanlarına yönelik şiddet, taciz ve mobbing vakaları artarak devam etmektedir. Öğretmenlik Meslek Kanunu’nda öğretmenlerin şiddetten korunmasına yönelik düzenlemeler yapılmış olması çok kıymetlidir. Buna göre; faile verilen cezalar yarı oranında artırılırken, hapis cezasının ertelenmesi hükümleri de uygulanmamaktadır. Ancak yaşanan olaylar bu müeyyidelerin tavizsiz uygulanması gerektiğini bir kez daha ortaya koymaktadır.
Buradan açık ve net bir şekilde ifade ediyoruz:
* Disiplin yönetmelikleri yetersizdir ve caydırıcılıktan uzaktır.
* Okullarda yeterli güvenlik tedbirleri alınamamaktadır.
* Eğitimcilerin itibarını yerle yeksan eden, asılsız, hiçbir somut gerekçeye dayanmayan ve adı değiştirilen şikâyet hatları birer saatli bomba niteliğindedir.
* Liyakate dayanmayan yönetici görevlendirmeleri, şeffaflıktan uzak ödül ve ceza mekanizmaları öğretmenlik mesleğini rencide etmektedir.
* Eğitimcileri hedef gösteren, tahkir eden yayın, tutum ve açıklamalar şiddetin toplumsal zeminini beslemektedir.
* Şiddete yönelik yasal düzenlemeler yetersizdir.
Okullar, ödenek yetersizliği nedeniyle en temel güvenlik ihtiyaçlarını dahi karşılayamaz durumdadır.
Bir zamanlar eğitim kurumlarının temelini oluşturan güven ve teslimiyet anlayışı bugün ne yazık ki ciddi biçimde zarar görmüştür. Okullarımızda ödenek yetersizliği nedeniyle güvenlik görevlisi tahsis edilmemesi, öğrencilerin okula kesici ve delici aletleri rahatlıkla sokabilmesi, bazı velilerin öğretmenlere yönelik tehditkâr ve baskılayıcı tutumları, öğretmen cinayetlerini ve eğitim çalışanlarına yönelik şiddeti besleyen unsurlar haline gelmiştir.
Düşünebiliyor musunuz? Pek çok okulda güvenlik, nöbetçi öğretmenler eliyle sağlanmaya çalışılmaktadır. Öğretmenler hem eğitim vermek hem de güvenliği temin etmek zorunda bırakılmaktadır. Bu kabul edilemez bir sorumluluktur. Birçok okulda yeterli kamera sistemi bulunmamaktadır. Okullar, ödenek yetersizliği nedeniyle en temel güvenlik ihtiyaçlarını dahi karşılayamaz durumdadır. Oysa şunu net olarak ifade etmeliyiz ki; eğitim ve eğitim kurumları tasarruf edilecek alanlar değildir. Öğretmenin can güvenliğinin sağlanmadığı, “Başıma ne gelecek?” kaygısıyla görev yaptığı huzursuz bir ortamda eğitim-öğretim hizmetlerinin sağlıklı, verimli ve nitelikli bir şekilde yürütülmesi mümkün değildir. Artık açıkça görülmelidir: Okullara yeterli bütçe ayrılmalı, her eğitim kurumuna güvenlik görevlisi tahsis edilmeli, her okulda kamera sistemi olmalı ve aktif olarak kullanılmalıdır.
Buradan açıkça ifade ediyoruz: Bu vahşi saldırıyı gerçekleştiren failin en üst sınırdan cezalandırılmasını talep ediyoruz.”
Kaplan ayrıca,Türk Eğitim-Sen olarak yıllardır eğitimde şiddetin önlenmesi, etkili ve caydırıcı tedbirlerin geliştirilmesi için çabalıyoruz. Hem 2019 hem de 2023 yıllarında iki ayrı kanun teklifi hazırlayarak milletvekilleri aracılığıyla Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne ilettiklerini ifade etti.Haber Merkezi


Yorumlar kapalı.