Covid-19 Karantina Günlükleri

featured
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Merhaba sevgili okurlar,
Covid tedbirlerine rağmen artık çember daralmıştı. Sonunda ben de covid’e yakalandım. Çok şükür 20 günlük bir tedavi sonrası şimdilik bu illeti başımdan attım. Bu yazımda sizlere yaşadığım karantina ve tedavi sürecini baştan sona kadar aktaracağım. Öncelikle şunu söylemeliyim ki zor bir süreç dostlar. Öncelikle virüse bir arkadaş toplantısı sonucu yakalandığımı düşünüyorum. Tedbirleri çok sıkı almama rağmen doktorların söylediği virüsün mutasyonu uğradığı ve hızlı bulaştığı yönündedir. Bu arkadaş toplantısından tam üç gün sonra ateş ve halsizlik ile süreç başladı. Her duyarlı vatandaş gibi kendimi karantinaya aldım. İlk önceleri insan kendine konduramıyor. Grip mi oldum acaba diye düşünüyorsunuz. Fakat sonraki gün ağır ve kuru bir öksürük başladı. 3.gün artık baş ve bel ağrılarım arttı ve yataktan kalkamaz oldum. Ve sonunda korkulan oldu. Tat ve koku duyumu kaybettim. Bu belirti gripten farklı bir belirtiydi ve televizyondan bunu öğrenmiştim. Bu yüzden ambulans çağırıp devlet hastanesinin yolunu tuttum. Sağlık ekibi önlemlerini alarak testimi yaptı. Test 6 saat sonra çıktı ve e-nabız uygulamasında pozitif olarak sisteme düştü. O an aklıma hayatım ve ölüm geldi. Bu düşüncelere girmem de hem mental açıdan etkiler var iken virüsün fiziksel etkileri de var. Bu virüs öyle bir şey ki; sanki programlanmış bir şekilde her organınızı yokluyor. Adeta sisteminizde bir boşluk arıyor. Sizi güçten düşürmek ve bağışıklık sisteminizde açık bulmak için programlanmış gibi. Televizyonlardan takip ediyordum ve yaşadığım için söyleyebilirim ki; bu virüsün laboratuvardan çıkma ihtimali bende ağır basıyor. Bu kadar düzenli bir şekilde açık arayan, vücudunuzda belirti gösteren bir hastalık hayatımda yaşamamıştım. Tekrardan sürece gelirsek bir sağlık ekibinin valilik kararı olduğunu söyleyerek beni bir yurda yerleştireceklerinin haberini aldım. Eşyalarımı toplamamı istediler. Ben de acele ile bilgisayarımı, kitaplarımı ve birkaç eşya aldıktan sonra hazır halde ekibi beklemeye başladım. Bana favircovir isminde bir ilaç kutusu verdiler. Ağır bir ilaç, ilk gün sabah 8 tane, akşam 8 tane diğer günler sabah 3 akşam 3 şeklinde ağızdan alıyorsunuz. Yan etkileri fazla olan bu ilaç için ilk uyarı 6 ay çocuk yapmamam yönündeydi. Acayip bir şekilde ilaç böbreğe yükleniyor. Bu süreçte çok su içmeniz gerekiyor. Aynı zamanda çok kaşıntı ve vücutta kabarma yapıyor. Ertesi gün bizi bir görevli araç gelerek evlerden toplamaya başladı. 10 kişi kadar covid hastası aynı arabayla KYK yurduna geldik. Sanki bizi cezaevine girer gibi sıraya soktular. Her birimizin kaydını alıp odalarımıza yerleştirdiler. F tipi hücreler gibi tek kişilik odalarda kalmaya başladık. Adımız yoktu artık oda numaramız adımız olmuştu. Benim adım bu süreçten sonra 407 oldu. Herkes kapısı önüne sandalye çıkardı. Bu odada kaldığımızı gösteriyordu. Odalarda internet yoktu. Böyle bir durumda akıllı telefonum ile mobil internetten dünyaya bağlanıyordum. O gün yurtta ateşim yükseldi ve bu kötü psikolojinin etkisiyle gün boyunca yataktan çıkmadım. Odaya girerken elimize bir telefon numarası ve talimatların olduğu bir kâğıt verdiler. Ben de bu numarayı arayıp “Parol” tipi bir ilaç lazım olduğunu söyledim. Fakat parol ilacını temin edemeyeceklerini, bunu dışarıdan istememiz gerektiğini söylediler. Böyle bir duruma düşerseniz multi-vitamin ve parol gibi ateş düşürücü, ağrı kesici ilaçları yanınıza almayı unutmayın. Çünkü içerde vermiyorlar. Ne kadar kalacağım konusunda soru sorduğumda ise 10 gün yurtta karantinada kalacağımı söylediler. Evde tek yaşadığımı söylememe rağmen yapacak bir şeyleri olmadığını bunun valilik kararını sonucu gerçekleştiğini ifade ettiler. Yurtta karantina süreci böylece başladı sabah, öğle ve akşam yemek getiren görevliler ve her gün oksijen miktarı ile ateşinizi ölçen sağlık görevlileri harici kimseyi görmedim. Sadece şunu duyuyordum : “407 yemeğini al”. Daha önce burun ve kalça ameliyatı olduğum, aynı zamanda yalnız yaşadığım için süreçte kendimi iyi bir şekilde motive ettim. Fakat bağıranları, çağıranları duyuyordum. Bu hastalık adeta “yalnızlık hastalığı” gibi. Yalnız kalamayan, bağımlı yaşayan ya da yalnızlığı ile dost olamamış bireyler bu süreçte mental olarak zorlanabilirler. Fakat süreçte tek başınasınız bunu unutmayın. Psikolojik olarak kendinizi ayarlamanız gerekiyor. Yemekler klasik hastane yemeği az ve tatsız. Arkadaşlarım bir şeyler getirmese aç kalma durumu da olabilirdi. Bu süreçte arkadaşlarımın desteği çok önemliydi. Onlara minnettarım. Şunu söyleyebilirim adeta devlet arkadaşlarımdı. İnternetten aile fertlerimle görüşüyor, arkadaşlarımla sohbet ediyordum. Bu süreçte dört tane de kitap okudum. Yağmur yağdı, güneş açtı. Sonra sabah oldu, gece oldu. Fakat süreç iyiye gidiyordu. İlacında etkisi ile belirtiler azaldı. Koku ve tat geri geldi. Öksürük çok azaldı. Her gün yurda hasta geliyor, onları pencereden seyrediyordum. Test olacağım günü iple çekiyordum. Zaten iyileşmenin morali de gelmişti. 5 günün sonunda bir gün bir telefon geldi ve eve gideceğimi karantinaya orada devam edeceğimi söylediler. Şaşırdım fakat anladım ki hasta sayısı artmıştı. Yeni hastalara yer açılması gerekiyordu. Sonuç olarak evde tek yaşayanları geri göndermeye başladılar. Bu güzel bir haberdi. Sonuçta virüsün kol gezdiği bir yerde kalıyordum. Evde yemek ve temizlik imkânları daha fazlaydı. Çünkü şunu söylemeliyim ki tuvalet kâğıdı bitti. Getiren olmadı. Nevresimler kokmaya başladı fakat değiştiren olmadı. Bunları evde daha iyi sağlayabilirdim. Aslında bu duruma karşı başlarda sert tavır sergiliyordum fakat sonraları devlet hangi birimizle uğraşsın diye düşündüm. Zaten görevlilerde böyle bir ortamda ekmek parası için çalışıyorlardı. Muhatabım onlar değildi. Sonrasında 5 günde evde karantinada kaldım. Kedilerim ve televizyon ile beraber karantina sürecim daha iyi geçti. Bu arada binayı her gün dezenfekte ettiler. Fakat şunu söylemeliyim. Türkiye’de hasta olmak gerçekten çok zor. Hatta Türkiye’de yaşamak zor desem yeridir. Çünkü tüm mahalle ve arkadaşlarım benden korkmaya başladı. Adeta bu süreçte tecrit ediliyorsunuz. Espri bile yaparlarken size laf geliyor. Bir de bazı arkadaşlarımın davranışları bu süreçte beni gerçekten üzdü. Temasta olduğum kişiler testten kaçıyor ve onları sağlık mensuplarına söylediğimde ifşa ettiğim için bana kızıyorlardı. Fakat benim için bu bir insanlık görevidir. Size bir şey olmayabilir fakat başkasına bu virüsü bulaştırıp, o kişinin ölmeyeceğinin garantisi yok. Bu gerçekten halkımız ve insanlık açısından üzücü bir durum. Lütfen bu süreçte buna dikkat edelim. Karantinaya ve tedbirlere uyalım. Özgürlüğünüz az da olsa gidecek diye bir başkasının hayatını tehlikeye atmaya kimsenin hakkı yok. Sürecin sonucu olarak bugün itibariyle karantinam bitti. Semptomlarım geçti fakat devletin test politikası değişmişti. Bu da bana çok ilginç geldi. Hayata karıştık ama test olamadığımdan negatif mi pozitif mi? olduğunuzu bilemiyorsunuz. Bunun için bazı düşüncelerim tabiki var. Devletin ya covid testi kalmadı ya da tekrar pozitif sonuç çıkan hastaların rakamsal olarak covid istatistiğin arttırmasından korkuluyor olabilir. Genel olarak da artık bence bu virüsten kaçış yok. Bu açıdan herkesin yavaş yavaş bağışıklık kazanması hatta doğanın zayıf olanı yok etmesi gibi kanunlar yürürlüğe girdi diye düşünüyorum. Fakat bu test işinin bir an önce çözülmesi gerekiyor. Çünkü özel bir hastanede test 500 Türk lirası ya da sınır kapılarına giderek yurt dışına çıkış yapmak istediğinizi söylerseniz 250 Türk lirası vererek test yaptırabiliyorsunuz. Sonuçta herkes bunu kendi cebinden yaptıramaz. Bu doğrultuda virüs açısından pozitif olarak hayata devam eden bünyeler olabilir. Yazımın sonuna gelirken uzun lafın kısası dostlarım bu işin şakası yok. Her birey bu süreci kolay atlatamaz. Tehlikenin farkında olmalıyız ve tedbirlere uymalıyız.
Sevgi ve saygılarımla.

0
mutlu
Mutlu
0
_zg_n
Üzgün
0
sinirli
Sinirli
0
_a_rm_
Şaşırmış
0
vir_sl_
Virüslü
Covid-19 Karantina Günlükleri

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Reklam
Giriş Yap

Edirne Gerçek Gazetesi - Edirne'nin Gerçek Sesi ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Bizi Takip Edin