Selam
Sevgilere, sevenlere
Selam
Erdemle yücelenlere
Mutluluğa, aydınlığa, umuda
Barışa, çağdaşlığa
Bağımsızlığa, özgürlüğe
Yarınlara selam,
Selam ülkemin güzel insanlarına
Selam Edirne’min barışsever dostları!
İnsanlığın utanç verici paylaşım savaşlarının en büyüğü olanve Nazi Almanya’sının 1 Eylül 1939 yılında Polonya’yı işgali ile başlayan 2. Dünya Savaşı milyonlarca insanı, doğayı, kültürü yok ederek 1945 yılında sona ermiştir. Söz konusu savaşın yarattığı olumsuzlukların bir daha yaşanmaması dileğiyle Sovyetler Birliği ve Varşova Paktı üyesi ülkeleri,1950 yılında 1 Eylül’ü Dünya Barış Günü olarak ilan etmiştir.
Bireyden aileye, aileden topluma, toplumdan devlete kadar her birim ve alanda, savaş taraftarlarına karşın barış istemek, sağlıklı düşüncenin doğal sonucudur. Oysa günümüzde barış istemine hiçbir düşünce ve kişinin karşı çıkmamasına karşın, barışın destekçileri ve seslendirenleri azınlık görüntüsü çizmektedir. Yıllardır aynı görüntüde olan ülkemizde de bugün yaşananlar, insancıl, toplumsal ve ekonomik açılardan kabul edilemez olumsuz sınırlara ulaşmıştır.
Bireyin özgürleşmesi ve özgür toplumun yaratılabilmesi için ivedilikle, her alanda, her anlamda BARIŞ gereklidir. Toplumun her kesimini suskunluğa boğan güçler, bugün bireyin sessizleştirilmesini sağlayacak kadar etkin hale gelmiştir. Bu durumun bir an önce giderilmesi, bireylerin düşüncelerini özgürce söyleyip tartışabilmesi, doğruların dile getirilmesi demokrasi ve barış için bir ön koşuldur.
Ülkemizde barışın sağlanabilmesi için;
Düşünce özgürlüğünün önünde ki engellerin kaldırılması,
Akılcı, bilimsel, sorgulayan laik-demokratik, çağdaş değerlerle donanmış, kendine yeter özgür yurttaşlar yetiştirecek bir eğitim sistemin kurulması ve paralı eğitime son verilmesi,
Başta Anayasa olmak üzere yasalarımızda insan haklarına saygılı, uluslararası standartta hukuksal düzenlemelerin yapılması, aykırı kuralların kaldırılması, barışçı bir iç ve dış politikanın izlenmesi,
Gelir dağılımındaki adaletsizliğin ivedilikle düzeltilmesi ve köklü bir vergi reformun yapılması,
Bölgeler arası gelişme-kalkınma uçurumlarının ivedilikle azaltılması,
İşleyeni belli olan kadın ve çocuk cinayetleri failleri ile birlikte işleyeni belli olmayan cinayet faillerinin (faili meçhul) bulunarak cezalandırılması,
İşsizliğin azaltılması, emeğin sömürülmesinin önlenmesi, örgütlenme (sendikal haklar) engellerinin kaldırılması,
Demokratik ve siyasal çözümlerin önünün açılması,
İşsizlik yaratacak, ulusal değerlerimizi peşkeş çekecek, gelir dağılımını daha da bozacak şeriat ve irticaya zemin yaratacak kapitalist (sözde liberal) uygulamalardan ve bu nitelikteki özelleştirmelerden vazgeçilmesi,
Köylümüze tarımsal araç-gereç ve kredi verilmesi, kooperatifçiliğin desteklenmesi, hayvancılığın ve tarımın geliştirilmesi,
Köy boşaltmalarına son verilerek topraksız köylüleri toprak sahibi yapıp köylere dönüşün bir an önce gerçekleştirilmesi,
Bütüncül kalkınma anlayışı ile sadece ekonomide değil, sanat, kültür ve bilimde de gelişme sağlanması gerekmektedir.
Gerekenler çözüme ulaştığı zaman ise dil, din, renk, ırk ve cinsiyet ayırımı gözetmeksizin Barış bir daha gitmemek üzere kendiliğinden gelir.
1 Eylül Dünya Barış Günümüz Kutlu Olsun..!
Cemile ÖZEKER


Yorumlar kapalı.