featured
Flipboard
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Sanayileşme uğruna doğanın sesini duymayan anlayış, bugün geldiğimiz noktada hem çevreyi hem de insan sağlığını tehdit etmeye devam ediyor. Bu tehdidin baş aktörlerinden biri de çimento fabrikalarıdır.

Çimento üretimi; yüksek enerji tüketimi, yoğun su kullanımı ve çevreye salınan zararlı gazlar nedeniyle en kirletici sanayi faaliyetlerinden biri olarak kabul edilmektedir. Fosil yakıtların yakılması sonucu ortaya çıkan karbon dioksit (CO₂) salımı, küresel ısınmanın başlıca nedenlerinden biridir. Öyle ki, dünya genelindeki toplam CO₂ salımının yaklaşık %7’si çimento sektöründen kaynaklanmaktadır.

Bununla da sınırlı değil. Çimento fabrikaları aynı zamanda havaya toz partikülleri yayarak, yakın çevrede yaşayan canlıların sağlığını riske atmaktadır. Solunum yolu hastalıkları, astım, kronik bronşit gibi rahatsızlıklar bu kirli hava nedeniyle artış göstermektedir. Bitki örtüsüne zarar veren bu tozlar, tarım alanlarının da verimini düşürmektedir.

Ayrıca, çimento fabrikalarının kurulduğu bölgelerde yer altı ve yüzey sularının kirlenmesi, ekosistemlerin bozulması ve doğal yaşamın tehdit altına girmesi sıkça rastlanan durumlardır. Gürültü kirliliği, ağır araç trafiği ve doğaya yapılan fiziki müdahaleler, sadece bugünü değil, geleceği de tehdit etmektedir.

Doğayı ve halk sağlığını hiçe sayarak kurulan her çimento fabrikası, aslında toprağımızın, suyumuzun ve havamızın gasp edilmesidir. Bizler, yaşamı savunan bireyler olarak bu zararlı yatırımlara karşı durmalı, doğaya saygılı ve sürdürülebilir üretim yöntemlerini savunmalıyız.

Yalnızca Çanakkale’nin değil, tüm Türkiye’nin gıda güvenliği açısından kritik öneme sahip, en verimli tarım alanlarından biri olan Ezine Ovası’nı tehdit eden ciddi bir çevre sorunuyla karşı karşıyayız. Sorunun adı ise çimento yani, Akçansa Çimento Fabrikası.

Ezine Ovası, ülkemizin en önemli tarım havzalarından biridir. Zeytiniyle, buğdayıyla, süt ürünleriyle bir bereket coğrafyasıdır. Ancak bu bereket, ağır sanayiye kurban edilmek isteniyor. Çimento fabrikası faaliyetleriyle, toprak, su ve hava sistemli şekilde kirlenmekte, bölgedeki biyolojik çeşitlilik ve tarımsal üretim geri dönüşü olmayan biçimde zarar görmektedir.

Akçansa tarafından işletilen çimento fabrikası, Ezine Ovası’nın kalbine bir hançer gibi saplanmış durumda. Bacalarından çıkan yoğun toz ve zehirli gazlar, yalnızca tarım alanlarını değil, yörede yaşayan insanları da tehdit ediyor. Toz partikülleri bitki yapraklarını örterek fotosentezi engelliyor, solunan hava ise insan sağlığı için ciddi riskler taşıyor. Ayrıca, yer altı su kaynaklarının sanayi faaliyetiyle aşırı kullanımı, ovadaki su dengesini altüst ediyor.

Tüm bu nedenlerle Kazdağı Koruma Derneği ve bölgede yaşayanlar, Ezine Ovası’nı korumak ve yaşam hakkını savunmak için Akçansa Çimento’ya karşı hukuki mücadelebaşlatmıştır. ılan dava, sadece bir fabrika faaliyetine karşı değil, doğayı talan eden zihniyete karşı da açılmış bir davadır.

Bizler inanıyoruz ki, doğa, ranttan büyüktür. Gıda güvenliğimiz, kâr hırsından daha değerlidir. Kazdağları’nıngölgesinde yetişen her ağaç, her zeytin dalı, her ürün bu ülkenin ortak mirasıdır.

Bu dava yalnızca Kazdağı Koruma Derneği’nin değil, doğaya inanan, toprağa saygı duyan herkesin davasıdır.

Not: Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma DerneğiBaşkanı Süheyla DOĞAN’ın basın açıklaması:

https://docs.google.com/document/d/1mrJKHEtpBSufiLkx7PXK6lTi5cdTJdeN/edit?usp=sharing&ouid=109904811133337393585&rtpof=true&sd=true

Çimento Fabrikalarının Doğaya Çevreye Verdiği Zararlarve Ezine Ovası
Yorum Yap

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.