Yaşam hakkı savunucuları Türkiye geneli sokağa çıktı. Kamuoyu tarafından katliam yasası olarak da bilinen 7527 Sayılı Hayvanları Koruma Kanununda Değişiklik Yapılmasına dair yasanın iptal edilmesi için yaşam hakkı savunucuları tekrar sokağa çıktı. Edirne’deki Yaşam Hakkı Savunucuları, AYM’nin Hayvanları Koruma Kanunu’nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunu iptal etmesi için düzenlenen basın açıklaması gerçekleştirdi. Saraçlar Caddesi PTT binası önünde biraraya gelen kitle AYM’ye seslenerek, ‘hayvanların katliamının önünü açan yasanın bir an önce iptal edilmesini talep etti.
Edirne Kent Konseyi, 22 Dosteli Derneği, EDSHAYKO Derneği ve Tüm Yaşam Hakkı Savunucuları adına basın açıklamasını 22 Dost Eli Derneği Başkanı Tomris Gizem Çokgezer okudu.
Söz konusu yasanın yürürlüğe girdikten bugüne kadar hayvanlara yönelik şiddet ve katliamların arttığına dikkat çeken Çokgezer; ”2 Ağustos 2024 tarihinde yürürlüğe giren 7527 sayılı yasa öncesinde, muhalefet partileri, sivil toplum kuruluşları, Türk Veteriner Hekimler Birliği ve diğer kurum/kuruluşlar da olmak üzere; bu yasa tasarısının sokak hayvanı popülasyonu kontrolüne ilişkin çözüm getirmeyeceğini, kısa sürede mevcut popülasyonu 2 katına çıkaracağını, dolayısıyla mevcut durumda bunun hem insan hem de hayvan sağlığı için çeşitli üzücü durumlara sebebiyet verebileceğini Tarım Komisyonu ve Genel Kurul da olmak üzere her platformda dile getirdik. Dolayısıyla yasa değişikliğine ilişkin sunulan tüm gerekçelerin artacağını belirttik. 2 Ağustos’tan bugüne popülasyonun tüm üzücü sonuçlarının ve hayvanlara yönelik katliam ve şiddetin de artmaya devam ettiğini hep birlikte görüyoruz.
Hayvanların popülasyonunun kontrol edilmesinde gerekli adımlar etkin kısırlaştırma ve etkin kamu denetimi sisteminin uygulanarak, hayvan üretim/satışının yasaklanması, terk etme ve şiddet fiillerine cezai yaptırımlar getirilmesidir. En önemli ilk adım, etkin kısırlaştırmanın düşük maliyetli, uygulanabilir ve kapsayıcı bir anlayışla sürdürülebilir hale getirilmesidir.
2 Ağustos’tan itibaren yasanın teknik olarak uygulanması imkansız maddeleriyle beraber bakımevi olan tüm şehirlerde:
• Zaten dolu olan bakımevlerinin, hayvanların barınaklarda tutulmasını emreden yeni değişikliklerle beraber tamamen dolu hale geldiği,
• Kısırlaştırmaların ancak bakımevlerinden sahiplendirilen hayvanların sayısına denk olacak kadar düştüğü,
• Kanun ve uygulama yönetmeliği ile beraber, sahiplenmeye birçok engel getirildiği,
• Bakımevlerinde yer açmaya çalışan belediyelerin hayvanların katledilmesi yoluna başladığı,
• Veteriner hekimlerin meslek etiklerinin dışına çıkmaya zorlandığı,
• Bu süreçte valilerin, sorumluluğu üstlerinden atma gayesiyle, belediyelere yaptıkları sorumsuzca dayatmaların çoğaldığı,
•Geçmişte de katliam yapan belediyelerin tekrar katliam yapmalarının önünün açıldığı; çözüm üretmek isteyen belediyelerin ise dayatmalar karşısında eli kolu bağlı bir şekilde anlık reflekslerle çözüm üretmeye giriştiği,
Sonuç olarak; popülasyonun arttığı, her gün katliamlarla dolu bir 6 ay geçirdik. Geçtiğimiz 6 ay bizlere, hayvan nüfusunun durdurulamayacak bir şekilde artmaya başladığının göstergesidir. Bu süre içerisinde Ocak ayı henüz bitmediği için sayılmamasına rağmen, başladığımız günden bu yana toplamda 11.129 imza toplanarak meclise gönderildi.” şeklinde konuştu
Çokgezer açıklamasının devamında; ”Bizler bir an önce bu yasanın geri çekilerek:
• Yeni bakımevleri kurmak yerine bu bütçelerle mevcut bakımevlerinin hastane gibi hizmet verebilecekleri şekilde veteriner hekim ve eğitimli personel sayısının artırılması, tıbbi donanımlarının güçlendirilmesi,
• Türkiye genelinde nüfusa bakılmaksızın 1080 ilçe ve beldede, köylere de hizmet verecek şekilde 1 dönüm arazi üzerine kurulu 2 konteyner ve 12 bölmelik alanlardan oluşan; uygulanabilir, sürdürülebilir ve düşük maliyetli Kısırlaştırma ve İlk Yardım Üniteleri’nin kurulması ve kısırlaşan hayvanların bir haftalık iyileşme süreçlerinin ardından alışık oldukları alanlara bırakılması,
• Kısırlaştırıldıktan sonra yerine bırakılan hayvanların sürüleşmeyecekleri şekilde belediyeler tarafından tedbirlerin alınması,
• Tekrar alındığı yere bırakamayacağımız engelli ve davranış bozukluğu geliştirerek saldırganlaştırılmış hayvanların rehabilite edilerek barındırılacakları bölgesel İyileştirme Alanlarının kurulması,
• Hayvan üretim/satışı, terk etme ve şiddet fiillerine cezai yaptırım getirilmesi,
• Kamu tarafından 20 senedir yapılmayan etkin denetimin merkezden sağlanarak yerel yönetimlerin görev ve sorumluluklarını sürdürmesi sağlanmalıdır.
Böylece,
• Haftada 10 kısırlaştırmanın yapılabileceği ünitelerde ilk sene 500.000 köpeğin,
• 2023 yılında 260.000 köpeğin kısırlaştığı 320 bakımevinin kısırlaştırma kapasitelerinin iki katına çıkarılarak 500.000 köpeğin,
• 11.000 özel klinik ve 29 veterinerlik fakültesinin desteği alınarak 500.000 köpeğin kısırlaştırılıp aşılanarak yıllık toplam kısırlaştırma kapasitesinin 1.5 milyona çıkarılması ile ilk sene üreme, ikinci sene ise popülasyon kontrolü sağlanabilir.
Bu somut gerçekler ışığında Anayasa Mahkemesi’nin yasayı iptal etmesi ve Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin konunun ana öznesi olan sivil toplum kuruluşları, veteriner hekimler, üniversiteler, hukukçular, belediyeler ve diğer bileşenlerle görüşüp popülasyon kontrolünün sağlanacağı şekilde düzenlenerek kanunlaştırılması talebimizdir.” dedi.Makbule TUNÇ


Yorumlar kapalı.