featured
Flipboard
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

AKP Grup Başkanı Abdullah Güler, emekli aylığına artışına da kaynak bulamadıklarını ve bayram ikramiyesine zam yapmayacaklarını söyledi. Güler’in açıklamasına Edirne Emekliler Derneği tepki gösterdi.

Emeklilerin 2026 Bayram ikramiyesi olarak düşünülen 5.000 TL  savaş bahane edilerek 4.000 TL kalmasının emeklilerle alay ettiklerini ifade eden Edirne Emekliler Derneği Yönetim Başkanı Ahmet Ziya Yaz şunları kaydetti: ”Edirne, bir kez daha Türkiye’de vicdanın ve toplumsal sorumluluğun sesi olmuştur.

Bayramlar; dayanışmanın, paylaşmanın ve huzurun simgesi olan özel günlerdir.
Emekliler olarak ekonomik karşılığı olmayan 1 gram altın bile alamayan sözde bayram ikramiye rakamlarını kabul etmiyoruz.
Markette ilk poşeti doldurmayan bayram harçlığı istemiyoruz.
Huzur ile alışveriş yapabileceğimiz bayram ikramiyesi kimliğinden çıkmış olan ikramiyenin adına yakışır bir şekilde ödenmesi istememiz hakkımız. Aşağıdaki basit hesaplama acı gerçeği ortaya koyuyor.
2018 Bayram ikramiyesi 1.000 TL Asgari ücretin %62 si idi. Aynı oranda ödenirse Olması gereken 17.500
2018 de 2,7 Çeyrek Altın alıyor (Çeyrek altın 376 TL), bugün buna göre olması gereken 20.250 TL Bayram ikramiyesi ödenmesi gerekir.
2026 Bayram ikramiyesi olarak Düşünülen 5.000 Lirası savaş bahane edilerek 4.000 Lira kalması açıklandı. Bu emeklilerle alay etmektir.
2026 da zam yapılmayıp ödenmesi düşünülen 4.000 tl 12 aylık Maaşa etkisi 333 TL ki bu hiçbir şeydir. Bu arada savaş nedeniyle Emeklinin Bayram ikramiyesine zam yapamayanlar 2026 bütçesinde 3 trilyon faiz ödemesi yapacak.
Ancak bugün gelinen noktada, birçok emeklimiz bayram sevincini yaşamak yerine, geçim sıkıntısının gölgesinde yaşam mücadelesi vermektedir. Gıda, kira, ulaşım ve sağlık harcamalarındaki ciddi artışlar, emeklilerimizin alım gücünü önemli ölçüde düşürmüş; bayram ikramiyeleri ise sembolik bir ödeme olmaktan öteye geçememiştir Edirne’den yükselen bu ses, yalnızca bir şehrin değil; Türkiye’nin dört bir yanındaki emeklilerin ortak sesidir.
Derneğimiz öncülüğünde Edirne’de gerçekleştirilen 1. Emekliler Çalıştayı, yıllarca bu ülkeye hizmet etmiş emeklilerimizin yaşadığı ekonomik gerçekleri bütün açıklığı ve çıplaklığıyla ortaya koymuştur.
Çalıştay sonunda yayımlanan Emekliler Manifestosu, özellikle bayram ikramiyeleri konusunda emeklilerimizin yaşadığı büyük hayal kırıklığını ve derin mağduriyeti açık bir şekilde kayıt altına almıştır.
Bugün açıkça ifade ediyoruz:
Emeklilere verilen bayram ikramiyeleri, günümüz ekonomik şartları karşısında yalnızca yetersiz değil, aynı zamanda emeklilerin onurunu zedeleyen, ihtiyaçlarını karşılamaktan tamamen uzak bir düzeyde kalmıştır.
Edirne’de yaşayan binlerce emekli gibi,
Türkiye genelindeki milyonlarca emekli de bayram öncesi sevinç değil, kaygı yaşamaktadır. Bugün verilen bayram ikramiyesi; bir emeklinin mutfak masrafına, kira giderine, temel faturalarına dahi gerçek anlamda katkı sağlamaktan uzaktır. Bayram ikramiyesi, emekliler için bir destek olmaktan çıkmış, sembolik ve etkisiz bir ödeme hâline gelmiştir.
Bu durum, yıllarını bu ülkeye adamış, gençliğini, emeğini ve ömrünü Türkiye’nin kalkınmasına vermiş insanlara reva görülmemelidir.
Edirne’de yayımlanan manifestoda, emeklilerin bayram ikramiyelerinin mevcut haliyle kabul edilemez olduğu net bir şekilde ifade edilmiş; bu uygulamanın emeklilerin yaşam gerçeklerinden kopuk olduğu açıkça dile getirilmiştir.
Bu nedenle Edirne’den yükselen bu güçlü itiraz, somut bir adıma dönüştürülmüş; emeklilerimizin yaşadığı geçim sıkıntısını ve bayram ikramiyelerinin yetersizliğini anlatan kapsamlı bir mektup hazırlanarak Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde görev yapan tüm milletvekillerine gönderilmiştir.
Bu mektup, Edirne’den ülke yönetimine gönderilmiş açık bir vicdan çağrısıdır.
Edirne, tarih boyunca haksızlığa karşı susmayan bir şehir olmuştur. Bugün de emekliler için aynı sorumluluğu taşımaktadır.
Emeklilerimiz, bu ülkenin fabrikalarında, tarlalarında, okullarında, hastanelerinde, kamu kurumlarında ve hayatın her alanında yıllarca emek vermiş, ülkemizin bugünlere gelmesinde büyük pay sahibi olmuş insanlardır. Onların yaşamlarının son dönemini geçim kaygısıyla değil, huzur ve onur içinde geçirmeleri en doğal haklarıdır.”
Yetkililere çağrıda bulunan Yaz; ”Emeklilerin bayram ikramiyeleri, derhâl ve gerçekçi bir şekilde artırılmalıdır. Mevcut tutarlar emeklilerin ihtiyaçlarını karşılamaktan çok uzaktır ve bu haliyle sürdürülebilir değildir.
Bizler emekli bayram ikramiyelerimizin yüzdeler ile artırılmasını değil reel olarak alım gücümüze destek olacak sevdiklerimize bizi mahcup etmeyecek ve kanunla garanti altına alınacak şekilde düzenlenmesini talep ediyoruz.
Bağlama oranında bir asgari ücret olarak yılda iki defa verilmesi talep ediyoruz.
Kısaca bugün asgari ücret 28000TL olduğu için bayram harçlıklarının bu rakam üzerinden yatırılması talep ediyoruz.
Biz Emekliler sadaka istemiyoruz, biz bir müjdede beklemiyoruz, haklarımızı istiyoruz.
Emeklilik bir lütuf değil, Bedeli ödenmiş bir haktır.
Emekliler ayrıcalık değil, insanca yaşam talep etmektedir.
Ve unutulmamalıdır ki;
HERKES BİR GÜN EMEKLİ OLACAK

Ayrıca; Atatürk ilkeleri ışığında, Çocuklarımız, gençlerimiz için; Demokratik, laik, Bilimsel, çağdaş eğitim derken, çocuklarımızı ayrıştırmadan, barış içinde şiddetten uzak bir eğitim istiyoruz.
Ne yazık ki gelinen süreçte 18 yaş altı çocuklarımız da şiddet batağı her gün daha da korkunç bir duruma geliyor.
Son olayda öğrencisi tarafından katledilen FATMA NUR ÇELİK isimli öğretmenimizin acısını yaşıyoruz. Başta Tüm eğitim Emekçilerimizin ve ülkemizin başı sağ olsun, Ailesine sabırlar diliyoruz.

Öte yandan Emperyalizmin Toplumsal kutuplaşmayı derinleştiren yaklaşımlara karşı, çocuklarımızın pedagojik gelişimini zedeleyen uygulamalara karşı bilimsel, demokratik, laik, çağdaş bir eğitimi savunuyoruz.

Bugün şiddet yalnızca okullarda değil; dünyanın dört bir yanında hayatı kuşatmış durumdadır.

‘’Savaş zorunlu ve hayati olmadıkça bir cinayettir, Yurtta barış dünyada barış’ ’diyen ATATÜRK ümüz geleceği
yaşadığımız bu günleri de görerek söylemiştir. Katil Amerika ve onun Ortadoğu’daki bekçisi İsraillin İran’a karşı müdahalesi asla ve asla onaylanamaz. İran halkı kendi mücadelesini verecek ve yönetimini kendi kararlarıyla kuracaktır. Savaşın kazananı olmaz. Bu çok tehlikeli, kirli bir savaştır. Onca insanın, sivillerin ve en masum olan çocukların öldüğü bu savaş bir an önce son bulmalıdır. Savaş hayır! diyoruz.
Bu kirli savaşın ekonomik krizini biz çekmeyeceğiz.

Edirne’den yükselen bu haklı sesin görmezden gelinmemesi gerektiğine inanıyor, Edirne basınının bu tarihi sorumluluğu kamuoyuna taşıyacağına güveniyoruz.” dedi. Haber Merkezi

 

”Emeklinin Bayramı Nerede?”
Yorum Yap

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.