h Dolar %
h Euro %
h Altın (Gr) %
h Tam Altın %
h Bitcoin %
h Ethereum %
h Tether %
22 °
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a

Neden Marsilya Takımını İzlemeliyiz?

ad826x90

Olimpik Marsilya futbol takımı şu an, Sampaoli tarafından yönetilmekte. Yakın geçmişinde Villa Boas ve Marcelo Bielsa gibi hocaları olan bu takım bugün de gayet izlenesi yolda.
Saliba, Guendouzi ve Cengiz Ünder gibi ülke futbolumuzun aşina olduğu tanıdık isimler ve antrenöre sahip. Bilindiği üzere tutkusu ile öne çıkan Latin teknik adamların içerisinde oldukça yüksek bir şana sahiptir Sampaoli.
Antenör tercihlerinden de yola çıkarak bunu söyleyebiliyorum ki, Marsilya yönetim olarak da tatmin edici bir futbolu tercih eden bir geleneğe sahip. İlginç bir döngü var fakat ortada.
Sampaoli’nin kariyerinin ön plana çıktığı nokta, 2012 yılında çalıştırdığı Şili milli takımı ile. Bielsa da aynı parlayan yıldıza sahip ve Şili’nin Sampaoli öncesi hocalarından.
Her iki hocanın da benzer tarzı var, üçlü savunma kurgusu ve agresif bir pres…
3-4-1-2 şeklinde sahaya dizilen Marsilya, oyunun içerisinde birçok oyuncusunun akıcı bir şekilde pozisyon değiştirmesi ile, taktiksel olarak çözülmesi oldukça güç bir takım. 3-2-5 veya 2-3-5 gibi varyasyonlara oyun içerisindeki pozisyona göre geçiş yapabilmekteler. Bu da rakipler için oldukça büyük eşleşme problemleri demek oluyor.
Kanatlardan gelen hızlı hücumlar ve orta saha göbek ikilisinin oyunu tutma misyonunu edindiği bu düzen, aslında Fenerbahçe’nin oyun planını da andırmıyor değil. Rakibi kompakt bir şekilde alan savunması ile karşılayan Marsilya, pres kurgularını da buna göre uyarlıyor.
Bielsa’nın birçok yaptığına benzer bir kurgu aynı zamanda. Farklılık olarak oyuncular biraz daha özgür, orta saha ikilisi veya kanat oyuncuları sıklıkla rollerinde kesişebiliyor. Sahte 9 rolünde Dimitri Payet rolü ise oldukça kilit.
7 lig karşılaşmasında 14 gol atıp 8 gol ile karşılaşan bu takım, seyir zevki ve taktik birikimi olarak kesinlikle görülmesi gereken karşılaşmalara imza atıyor.
Taraftarı olmak keyifli midir? Bunu bilemem. Ben takımlarımda daha net galibiyet veya daha istikrarlı keskinlik arayabiliyorum. Fakat bu Latin hırçınlığında, savurganlık yerine tutkuyu görüyorsanız, bir haftasonu 90 dakikanızı Avrupanın güzide liman kentinin takımına ayırmalısınız.

ad826x90
YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

Cumhuriyetçiler Siyahların Ortadan Kaybolmasını İstiyor

HIZLI YORUM YAP