Dayanışma Hayvan Hakları Federasyonu Edirne İl Temsilcisi Fitnat Şebnem Dağ, CHP Edirne İl Yönetimi’nde görevli bir ismin sosyal medya paylaşımına tepki gösterdi.
CHP Edirne İl Yönetimi’nde görevli bir kişinin sosyal medya paylaşımında teröristleri “itlere, köpeklere” benzeten ifadeler kullanmasına sert tepki gösteren Dağ,”En başta şunun altını çiziyoruz: Terörle mücadele ayrı bir konudur. Terör suçları hukuk çerçevesinde en ağır şekilde değerlendirilmelidir. Ancak hayvanları hakaret malzemesi yapmak ne vicdana sığar ne de kabul edilebilir bir siyasi dildir.”dedi.
Dağ açıklamasının devamında şunları kaydetti:”Bugüne kadar kim haksızlığa uğradıysa, siyasi kimliğine bakmadan yanında durduk. Çünkü bizim mücadelemiz partiler için değil; hak, hukuk ve yaşam hakkı içindir.
Hayvanların yaşam hakkını savunurken de, demokrasiye ve hukuka yönelik haksızlıklarda da aynı ilkeli duruşu sergiledik. Kim mağdur edildiyse sesimizi onun için yükselttik. Ekrem İmamoğlu’nun tutuklu olduğu süreçte de demokratik iradeye sahip çıktık; hayatımızda ilk kez oyumuzu bu inançla kullandık. Cumhuriyet Halk Partisi’ne ilişkin hukuki tartışmalarda da ilkemiz gereği, haksızlık gördüğümüz yerde sessiz kalmadık. Çünkü bizim durduğumuz yer hiçbir zaman siyasi partiler değil; adalet, hukuk ve yaşam hakkı oldu.
Ancak dün Edirne’de Cumhuriyet Halk Partisi’nin bir il yöneticisinin sosyal medya paylaşımında, teröristleri “itlere, köpeklere” benzeten ifadeler kullanmasıyla bambaşka bir tabloyla karşılaştık.
En başta şunun altını çiziyoruz: Terörle mücadele ayrı bir konudur. Terör suçları hukuk çerçevesinde en ağır şekilde değerlendirilmelidir. Ancak hayvanları hakaret malzemesi yapmak ne vicdana sığar ne de kabul edilebilir bir siyasi dildir.
Bizim bir kap su verdiğimiz, bir kap mama koyduğumuz, canımız gibi gördüğümüz hayvanlar; sadakatin, sevginin ve masumiyetin simgesidir. Ömrü boyunca sahibine bağlı kalan bir canlıyı, nefret söyleminin ve hakaretin aracı hâline getirmek kabul edilemez.
Bu mesele yalnızca talihsiz bir paylaşım değildir. Bu mesele, yaşam hakkına bakışın göstergesidir. Hayvanları aşağılayarak siyaset yapan bir anlayış; yaşam hakkını anlamamış, vicdanı kavrayamamış bir anlayıştır.
Cumhuriyet Halk Partisi yıllardır hak, hukuk ve adalet söylemiyle siyaset yaptığını ifade eden bir partidir. O halde yaşam hakkını küçümseyen, hayvanları hakaret malzemesi yapan bu zihniyet karşısında da aynı kararlılığı göstermek zorundadır. Çünkü temsil makamları yalnızca unvan taşıyanların değil, temsil ettikleri değerlerin de aynasıdır.
Biz bugün de aynı yerde duruyoruz. Kimden gelirse gelsin, yaşam hakkını hedef alan dili reddediyoruz. Hayvanları aşağılayarak siyaset yapılmasına dün de karşıydık, bugün de karşıyız, yarın da karşı olacağız.
Yaşam hakkına bu kadar yabancı, hayvanları hakaret malzemesi olarak gören bir zihniyetin temsil ettiği tek şey kendi seviyesidir. Böylesi bir anlayışın temsil makamlarında yeri yoktur. Gereğini yapmak artık bir tercih değil, kurumsal bir sorumluluktur. Sessiz kalınırsa tartışılan yalnızca bir paylaşım olmayacak; o paylaşımı taşıyan zihniyet ve ona gösterilen kurumsal tavır olacaktır. Çünkü hayvanları aşağılayan bir zihniyet, insanı da, adaleti de temsil edemez. O koltuklar yaşam hakkını küçümseyenlere değil, onu savunabilecek vicdana emanet edilmelidir.
Çünkü bazı koltuklar sadece oturmak için değil; temsil ettiği değerlerin ağırlığını taşıyabilen vicdanlar içindir. Vicdanını yitirenler ise o ağırlığın altında er ya da geç kalır.”


Yorumlar kapalı.