featured
Flipboard
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Edirne Valisi Yunus Sezer, Cumhuriyet’in kuruşuluşunun 101.yıldönümü kapsamında tören düzenledi.

Edirne Valisi Yunus Sezer ve eşi Canan Sezer, kentteki bir tesiste düzenlenen kabul töreninde davetlileri kapıda karşılayarak bayramlarını kutladı.

Vali Sezer burada yaptığı konuşmasında; “Cumhuriyetimizin 101. yılını, Türkiye’nin yeni yüzyılında, ilk günkü heyecan, coşku ve gururla kutluyoruz. Bugün burada, birlik ve beraberlik ruhuyla bir aradayız. Bu anlamlı gün vesilesiyle, teşriflerinizden dolayı her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Hoş geldiniz.

Saygıdeğer katılımcılar, kıymetli Edirneli hemşehrilerim; Milli Mücadele’nin o zorlu günlerini hatırlayarak konuşmama başlamak istiyorum. Vatanın dört bir yanı düşmanla çevriliyken, milletimiz yokluk ve imkansızlıklar içinde bağımsızlık mücadelesi veriyordu. O günlerde Ankara’da bir meclis kuruldu; ancak bu yalnızca bir meclis değil, bir milletin yeniden varoluş yeminiydi. O günlerde, sırtında yıpranmış bir heybe taşıyan yaşlı bir kadın, Meclis’in kapısına varır. Görevliler yardım etmek ister, ancak o dimdik adımlarla Mustafa Kemal Paşa’nın önüne gelir. Sırtındaki heybesini özenle indirip, titreyen sesiyle “Paşam, bizim köyde ne varsa bu heybede, belki yetmez ama toprak düşman postalıyla kirlenmesin” der. O heybede bir avuç buğday ve kuru üzümden fazlası yoktur belki; ama o, bir milletin canını, onurunu, umut ve inancını taşır. İşte biz bugün burada, o heybenin içindeki ruhu miras aldık. O heybe, Cumhuriyet’in mayası, bağımsızlık simgemizdir.
Biz bugün burada o heybenin içerisindeki ruhu miras aldık. O heybe Cumhuriyetin mayasını, varlık sebebimizi fısıldar bizlere. Bugün aynı cesaretle, aynı kararlılıkla ‘Yaşasın Cumhuriyet!’ diye haykırıyoruz. Bu vatan bu Cumhuriyet bizim emanetimizdir.
O karanlık günlerin içinde bir ışık gibi parlayan milli mücadele şairi Mehmet Akif, “Allah bu millete bir daha İstiklal Marşını yazdırmasın” diyor. Bu sözü söylerken verilen fedakarlığı, kaybedilen canları, destanı öksüz nice kahramanları hatırlatır bizlere. O Milli Mücadele’nin sembolü olan İstiklal Marşı’mız, Mehmet Akif’in deyişiyle bir daha yazılmasın diye mücadele ediyoruz. O Marş, bir milletin varoluş destanıdır ve canı ile yazılmıştır biz o destanı unutmadık. Bundan sonra da yüzyıllar da geçse unutmayacağız.
Bizim için Cumhuriyetin anlamı bambaşkadır. “Ben size taarruzu değil, ölmeyi emrediyorum” diyen bir kararlılıktır Cumhuriyet. Kendilerine biçilen kaderi kabul etmeyip, tek çarığıyla cepheye koşanların ülküsüdür Cumhuriyet. Yavrucağını kına yakarak vatana kurban gönderenlerin fedakarlığıdır Cumhuriyet.”ifadelerine yer verdi.

Cumhuriyet Bayramının 101. Yıl Coşkusu
Yorum Yap

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.