Edirne Belediyesi tarafından Süloğlu’nda sokak hayvanları için oluşturulan doğal yaşam alanı sınıfta kaldı. Dayanışma Hayvan Hakları Federasyonu Edirne İl Temsilciliği, sokak hayvanları için yapılan ‘modern doğal yaşam alanını’ ziyaret etti. Ziyaret sonrası Dayanışma Hayvan Hakları Federasyonu Edirne İl Temsilciliği adına açıklama yapan Damla Topuz,”Hayvan refahı; birkaç tel örgü çekip adına proje demek değildir. Bilimsel planlama, doğru altyapı, temiz su, yeterli gölgelik ve sağlıklı yaşam koşulları gerektirir.”dedi

Topuz yaptığı açıklamasının devamında, 2026 Türkiye’sinde “modern doğal yaşam alanı” olarak tanıtılan teste çekilen fotoğrafların her şeyi anlattığını söyledi.

Doğal yaşam alanı denilen yerde hayvanların en temel yaşam ihtiyaçları bile eksik bırakıldığının altını çizen Topuz şunları kaydetti: “Gözlemlerimize göre alanda drenaj sistemi bulunmuyor. Yazın kavurucu sıcaklarında ise hayvanların sığınabileceği yeterli gölgelik alan ve ağaçlandırma yok. Köpekler, birkaç ağacın oluşturduğu dar gölgelere sıkışarak güneşten korunmaya çalışıyor.
İçme suyu kapları doğrudan güneş altında. Fotoğraflarda görüldüğü üzere suyun bulanık olduğu da dikkat çekiyor. Yaz sıcağında saatlerce güneş altında bekleyen suyun hayvan refahı açısından ciddi soru işaretleri oluşturduğu açıktır.
En acı olan ise şudur: Bu eksiklerin tamamını defalarca Edirne Belediye Başkanı’na ilettik. Drenaj ihtiyacını, gölgelik alanların yetersizliğini, ağaçlandırma eksikliğini ve su kaplarının konumunu defalarca dile getirdik. Ne yazık ki yapılan uyarılar dikkate alınmadı, çözüm üretmek yerine sorunlar görmezden gelindi.
Soruyoruz:
Bu mudur “modern doğal yaşam alanı”?
Hayvan refahı; birkaç tel örgü çekip adına proje demek değildir. Bilimsel planlama, doğru altyapı, temiz su, yeterli gölgelik ve sağlıklı yaşam koşulları gerektirir.
Bizim mücadelemiz hiçbir zaman siyaset için olmadı; sesi çıkmayan canların yaşam hakkı için oldu. Ancak bilinmelidir ki toplum, kendisine emanet edilen canlılara nasıl davranıldığını unutmaz. Gün gelir herkes yaptığıyla, yapmadığıyla ve görmezden geldikleriyle kamuoyunun vicdanında hak ettiği karşılığı mutlaka bulur.
Çünkü yaşam hakkı, ertelenebilecek bir vaat değil; yerine getirilmesi gereken bir sorumluluktur.”


Yorumlar kapalı.