h Dolar %
h Euro %
h Altın (Gr) %
h Tam Altın %
h Bitcoin %
h Ethereum %
h Tether %
22 °
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a

‘Pandemide Kamunun Üvey Evladı Sağlıkçılar’

ad826x90

Sağlık Emekçileri Sendikası(SES),  14 Nisan 2021 tarihinde Sağlık Bakanlığının yayınladığı genelgeyle sağlıkçıların yıllık izin, istifa ve emeklilik hakları üçüncü kez durdurulmasına tepki gösterdi.

SES Edirne Şube Başkanı Aynur İskar, konu ile ilgili ‘Pandemide Kamunun Üvey Evladı Sağlıkçılar’ başlığı ile  yaptığı açıklamada;  “14 Nisan 2021 tarihinde Sağlık Bakanlığının yayınladığı genelgeyle sağlıkçıların yıllık izin, istifa ve emeklilik hakları üçüncü kez durdurulmuş ve insanlık dışı çalışma koşulları dayatılmıştır. Yine bu genelgeyle iller arası reesen atanan personelin derhal ayrılışı yapılarak görevlendirildiği yere gitmesi sağlanacaktır denmiştir. Bunun karşılığı ise sürgün demektir.”diyerek  tepki gösterdi.

“Bütün bulaşıcı hastalıklarda olduğu gibi covid-19 salgınında da bulaş riski en yüksek meslek grubu sağlık çalışanlarıdır” diyen İskar; “Salgının en başından beri ağır iş yükü altında mücadele eden sağlık çalışanları ne yazık ki haklı talepleri duyulmayan ve emekleri görmezden gelinen kesim olmuştur ve olmaya da devam etmektedir.1 Mart 2021 tarihinde toplumun tamamı aşılanmamışken, aşıya erişimde zorluklar ve eşitsizlikler devam ediyorken, sözde kademeli normalleşme kararları ile vaka sayıları hızla artarken, iktidarın sorumsuzluğunun ve beceriksizliğinin bedelini halk, yükünü ise sağlıkçılar çekiyor. Yeniden kısıtlama kararı alınan 15 Nisan 2021 tarihinde vaka sayısı şubat ayındaki vaka ve ölüm sayılarının 10 katı idi. Hala daha turkuaz tablodaki verilerin gerçeği yansıtmadığını biliyoruz.”şeklinde konuştu.

SAĞLIK EMEKÇİLERİ İDARİ İZİN KULLANMAYACAK!

Sağlık çalışanları sürecin başından beri kamunun üvey evladı durumunda olduğuna vurgu yapan İskar; “Her türlü sorumsuzluğun ve beceriksizliğin üstünü soğan ve patates şovuyla örterek insanların aklıyla alay etmeye devam ediyorlar, her zaman yaptıkları gibi. Pandeminin en başından beri pandemiyle mücadele edebilmek için önce sağlıkçıların korunması gerektiğini bunun için de sağlıkçıların güçlendirilmesi, insanca çalışma koşullarının yaratılması, yeterli dinlenebilecekleri şartların sağlanması ve ücretlerinin iyileştirilmesi gerektiğini defalarca ifade ettik. Buna karşın bize reva görülen ilk başta yıllık izin, istifa ve emeklilik hakkımızın gaspedilmesi oldu. Bizler ’’yaşatmak için yaşamamız gerek’’ derken, yüzlerce arkadaşımız yaşamını yitirirken ve her gün arkadaşlarımız virüse yakalanırken, Sağlık Bakanlığı aksine yayınladığı yeni genelgeyle bir kez daha sağlık emekçilerine ayrımcılık yapmıştır. Cumhurbaşkanlığı genelgesi ile esnek çalışma ve idari izinler tüm kamu çalışanları için geçerli iken sağlıkçılar pandeminin başından beri bu kapsamın dışında tutulmuşlardır. Pandemi ilk başladığında yıllık izin, istifa ve emeklilik başvurularımızın kabul edilmeyeceği belirtilmiş, kronik hastalığı olanlar idari izin kullanamadığı gibi yalnızca kanser tedavisi görenler ve organ nakli olanlar idari izin kullanacak o da kurum yönetimi uygun görürse denmiştir.
14 Nisan 2021 tarihinde Sağlık Bakanlığının yayınladığı genelgeyle sağlıkçıların yıllık izin, istifa ve emeklilik hakları üçüncü kez durdurulmuş ve insanlık dışı çalışma koşulları dayatılmıştır. Yine bu genelgeyle iller arası reesen atanan personelin derhal ayrılışı yapılarak görevlendirildiği yere gitmesi sağlanacaktır denmiştir. Bunun karşılığı ise sürgün demektir. Kamuda görev yapan ve 10 yaş altında çocuğu olan kadınlar idari izinli sayılacak denirken sağlık emekçisi kadınların kullanamayacağı belirtilmiştir. Kaldıki çocuk izni ebeveyn iznidir ve çocuğun bakım yükü sadece anneye yüklenemez. Kamuda çalışma saatleri 6 saat olarak yeniden düzenlenirken sağlıkçılar yine bunun dışında tutulmuştur. Kısacası sağlık çalışanları sürecin başından beri kamunun üvey evladı durumundadır.”
“Sağlık çalışanlarına yapılan bu haksızlıktan derhal vazgeçilmeli” diyen İskar, taleplerini şöyle sıraladı:
1-Atama bekleyen binlerce sağlık ve sosyal hizmet emekçisinin derhal kadrolu-güvenceli ataması yapılmalı,
2-Haksız ve hukuksuz bir biçimde KHK’larla ihraç edilen, yılların deneyimine sahip sağlık ve sosyal hizmet emekçisi arkadaşlarımız işlerine iade edilmeli,

3-Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması denen fişlemenin kaldırılıp bu nedenle işe başlatılmayan sağlık ve sosyal hizmet emekçileri işe başlatılmalı,
4-Pandemi yönetiminde sağlık emek ve meslek örgütleri karar alma süreçlerine dahil edilmeli,
5-Covid 19 iş kazası ve meslek hastalığı olarak kabul edilmeli ( Aile,Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanının ‘’Bazıları evde hastalanıyor nasıl meslek hastalığı kabul edelim’’ demesi gibi yaklaşımlardan vazgeçilmeli),
6-Pandemide bile pervasızca devam eden sağlıkta şiddetin önlenmesi için etkin yasal düzenlemeler yapılmalı,
7-Bütün sağlık ve sosyal hizmet emekçilerinin temel ücretleri insanca yaşayacak seviyeye yükseltilmeli,
8-Kronik hastalığı olan ve 60 yaş üzeri olan sağlık emekçilerine idari izin verilmeli,
9-Kamuda yeniden düzenlenen çalışma saatleri ve tüm idari izinler sağlık emekçileri için yeniden düzenlenmelidir.
Sağlık bakanlığına ve iktidara;
Sağlıkçılara yönelik ayrımcı genelgeyi kabul etmediğimizi, OHÂL ilan etmeden izin,istifa ve emeklilik hakkımızın durdurulamayacağını, anayasal bir hak olan dinlenme hakkımızın aynı zamanda yaşam hakkımız olduğunu, yaşatmak için yaşamamız gerektiğini, yaşam hakkımızdan vazgeçmeyeceğimizi ve
Önlenebilir her ölümün bir cinayet olduğunu hatırlatırız.”Kaynak: Edirne Gerçek Gazetesi

ad826x90
YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

“Bayram İkramiyesi Adı Altında Yapılan Ödemeyi Şiddetle Kınıyor ve Kabul Etmiyoruz”

HIZLI YORUM YAP