h Dolar %
h Euro %
h Altın (Gr) %
h Tam Altın %
h Bitcoin %
h Ethereum %
h Tether %
22 °
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a

VERİMLİ YAPI ŞAMPİYONLUK GETİRDİ

ad826x90

Merhabalar,

Bu hafta Türkiye Süper Lig’inin son haftaya uzanan şampiyonluk yarışının heyecanı ile yazıyorum yazımı, yıl boyunca yarıştan koptuğu veya isteneni veremediğini düşünerek geçirdiğimiz dönemler yaşatan üç istanbul takımı, yılın sonunda birbirlerine eş puanlarda şampiyonluk iddiası taşıyarak girdi. Peki tüm bunlara rağmen, ligin kalitesi ve futbol takımlarımız hakkında tam manasında güven taşıyamamamızın sebebi nedendir?

Bu köşeyi düzenli okuyanlar biliyor olacaklardır ki, geleceğe dair fikirlerim yada olumsuz bulduğum yönler ortaya çıkan sonuçtan bağımsız bir şekilde değerlendirilir. Yani bir yanlış, başarılı olsa dahi yanlıştır savını savunuyorum. Şampiyonluğu göğüsleyen Beşiktaş takımını gönülden kutlayarak, tüm sezonun en çok hak edeni olduğunu belirterek, esas meramıma giriş yapmak isterim.

Ülke ekonomisinin kötü olduğu ve futbol endüstrisinin de bundan oldukça etkilendiği bu dönemde, en iyi uyum sağlamayı başaranın kazandığını belirtmek hatalı bir tutum olmaz. İç saha yenilgileri ile taraftar desteğini fazlasıyla arayan Fenerbahçe, aynı zamanda tüm yıl boyunca kendisi için doğruyu aramak ile geçirdi. Hala daha önümüzdeki sezon planları ve Fenerbahçenin yapısal doğrularının ne olduğu bilinmeden sezonu kapatmış durumdayız. Bu iklim ve yapılanmanın, Türkiye siyasi hayatındaki ve toplumsal hayatındaki negatiflerini biliyor iken, benzer bir dinamiğin bir futbol takımında da nelere yol açabileceğini ön görmek güç değil.

Ekonomik koşullara uyum sağlamanaın ve hatta şu dönemin ekstrem koşulları, seyircisizlik, hazırlık dönemi geçirememe ve her an bir oyuncunuzun temaslı veya enfekte olarak sizi eksik bırakabilme olasılığına karşı bölgesel eksikleri ve büyük maddiyata ihtiyaç duyan kadro yapısı ile Galatasaray da bu dönemin gerekliliklerini pek doğru kavramış görünmüyordu. Ligin son tablosuna bakıldığında başarısız bir sezon geçirdikleri söylenemez, fakat bunu doğrular üzerine inşa ettiklerini söyleyemiyorum.

Peki bugünün kazananı Beşiktaş, farklı olarak nelere sahipti?

Öncelikle birinci etmenin, tüm organizasyonun mütevazi olmayı ve başarı için keskin koşullara değil eldeki imkanları doğru değerlendirmeye odaklanmış olmasını görüyorum. Teknik Direktör Sergen Yalçın’ın başından beri söylediği transfer hamlelerine dair, “güç” vurgusu da bütünleyici. Keza bu beklentileri de, sahada görevini yapacak kadroyu da hedef odaklılığa yöneltiyor. Yani sizden beklenen elinizden geleni yapmanız. Peki diğer tarafta bu psikolojik savaş nasıl işledi?

Fenerbahçe, son yılların başarısız büyüğü olmasına rağmen, bu sezonun en çok iddia taşıyan takımı olarak geldi. Sezon boyunca şampiyonluk, ülkenin en büyüğü, en iyi kadrosu gibi iddia’lar sahada görevini yapacak kadro için zorlayıcı bir mental baskı oluşturdu. Tabi bunun yanında, ekonomik zor koşullara rağmen risk alınarak yapılan girişimler de, bu yatırımın bir kazanıma dönüşmesi gerekliliğini arttırıyordu elbette. Peki bu kadar olağanüstü hal içerisinde doğru hamleler olabilir mi? Bence hayır.

Olağanüstü koşulların, tedbirleri de olağanüstü olmalı diye düşünüyorum. Denklem 1=1’ tabii.

Keza Galatasaray için de, tüm sezon boyunca forvet hattını kimin temsil edeceği belirsizliğini korurken, sezonun başlangıcında savunma kurgusunda satılıp satılmayacağı belli olmayan oyuncular ve yerli gençlerin başarısına rağmen maaş bütçesinde oldukça yer kaplayan yıldızların nasıl uyumlu bir hale getirileceği denklemleri vardı. Tüm bu kaos, hak ettiği gibi başarıyı getirmedi.

Gelelim yiğidin hakkını teslim etmeye, bu zafer bana kalırsa ilk büyük sınavını veren Sergen Yalçın kadar, genç Dorukhan, Rıdvan ve yıl boyunca takımın başarısı adına joker olan Necip gibi karakterlerin zaferi. Pandemi döneminde büyük transferlere girişmeyen ve eldeki tüm imkanları seferber ederek, en verimli olanı seçmeye ilerleyen bu takım sezon sonunda ödülünü aldı.

Önümüzdeki sezon pandemi koşulları değişir ise, bu plan aynı sonucu vermez diye düşünüyorum. Fakat bugünün doğrusu bu idi ve kazandı. Tebrikler bizden, ders almak ise tüm spor camiasından olsun.

Koralp SELÇUK

ad826x90
YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

‘YAPIN BENİ ÇERİBAŞI, YAPAYIM SİZİ KÖŞE BAŞI’

HIZLI YORUM YAP