h Dolar %
h Euro %
h Altın (Gr) %
h Tam Altın %
h Bitcoin %
h Ethereum %
h Tether %
22 °
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a

“Yer Ayaklarımın Altından Çekiliyor Gibi Oluyordu”

ad826x90

Edirne Sultan 1. Murat Devlet Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Veli Çetinsu, ilaçlarını düzenli şekilde kullanıp beslenme ve uykusuna dikkat ederek yeni tip koronavirüsü (Kovid-19) yendiğini söyledi.

Çetinsu, yaklaşık 3 ay önce bir hastasını muayene ederken dalgınlıkla maskesini çıkardığını, hastanın da bu esnada maskesini çıkardığı için Kovid-19’a yakalandığını anlattı.

Kovid-19 testinin pozitif çıkmasının ardından kendini daha kötü hissetmeye başladığını anlatan Çetinsu, evinde ilaç tedavisinin ardından sağlığına kavuştuğunu ifade etti.

Çetinsu, hastalığa yakalandığını anladığından itibaren ailesine bulaştırmamak için kendisini evinde bir odada 10 gün izole ettiğini belirterek, “İnsan kötü olan şeyi kendisine yakıştıramıyor. Hastalar genellikle ‘Grip ya da soğuk algınlığı var, koronavirüs olmadım’ diyor. Buna dikkat etmek gerekiyor. Ben izole oldum. Ailem yemeğimi getirip veriyordu, ilaçları da düzenli şekilde kullandım. Tat ve koku kaybı olmadı. İştahsızlık, halsizlik yaşadım. Hep iyi olduğumu sanıyordum ama daha kötü olmaya başladım. İyiyim dediğim zamanlar da aslında kötüymüşüm. İyileştikçe bu süreci anladım.” diye konuştu.

“İnaktif aşı güvenilir bir aşıdır”

Hastaların ilaç kullanıp doktorların tavsiyelerini dinlediklerinde hızlı bir iyileşme sürecine girdiklerini dile getiren Çetinsu, kendisinin de bunları düşünerek moralini yüksek tuttuğunu belirtti.

Çetinsu, insanların yoğun bakımda uzun süre kalmaktan tedirginlik duyduğunu anlatarak, şöyle devam etti:

“Bunu düşünmek de travmaya neden oluyor. Solunum cihazına bağlanma, 112’nin gelip evimden beni alıp hastaneye götüreceği düşüncesi beni de tedirgin etti. Hastalık süresince ‘oldu olacak’ düşüncesi kötü bir histi. Ellerim buz gibiydi, uzun süre ısıtamadım ve bazen yer ayaklarımın altından çekiliyor gibi oluyordu. Soğuk algınlığı gibi değil, ondan biraz daha ağırdı. Moralimi yüksek tuttum, ilaçlarımı düzenli şekilde kullandım, beslenmeme ve uykuma dikkat ederek hastalığı yendim.”

Çetinsu, hastalığı geçirenlerin sağlığına daha fazla dikkat etmesi gerektiğini maske, mesafe ve hijyen kurallarını eksiksiz uygulamasının önemli olduğunu vurguladı.

Türkiye’de kullanılan aşının en güvenilir aşılardan olduğunun altını çizen Çetinsu, şunları kaydetti:

“Klasik olarak bildiğimiz, eski yöntemlerle de yapılan konvensiyonel inaktif aşı, güvenilir bir aşıdır. Güvensizlik duymanın bir anlamı yoktur ve dünyanın birçok yerinde de bu aşı yapılıyor. Sıramız geldikçe aşımızı olmalıyız. Sağlık çalışanları da aşısını oldu ben de oldum, herhangi bir yan etki hissetmedim. Dünyadaki birçok medeniyeti yok eden bulaşıcı hastalıktır. Onları önlemenin en güzel yolu da aşıdır. Aşı yapılırsa medeniyetimiz sürer.” (aa)

 

ad826x90
YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

“Efsane Renk” Doğduğu Kentte halı ve Kilimlere Yansıdı

HIZLI YORUM YAP