h Dolar %
h Euro %
h Altın (Gr) %
h Tam Altın %
h Bitcoin %
h Ethereum %
h Tether %
22 °
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a

“ASM ÇALIŞANLARI KÖLE DEĞİLDİR”

ad826x90

SES Edirne Şube Başkanı Aynur İskar, Aile Hekimleri 1 Temmuz 2021’de yürürlüğe giren Aile Hekimliği Sözleşme ve Ödeme Yönetmeliği ile ilgili açıklama yaparak; ‘Aile Sağlık Merkezi(ASM) çalışanları köle değildir.’ dedi.
ASM çalışanlarının köle olmadığını söyleyen İskar; “Yaklaşık 1.5 yıldır canını ortaya koyarak sağlık hizmeti sunan, hakları ödenmeyen, sorunları maskelenen, kaybettiği 400’den fazla meslektaşı için Covid-19’dan kaynaklı hayatını kaybettiğini ispata zorlanan, tüm bunlara rağmen yılmadan, durmadan emek vermeye devam eden sağlık emekçilerini iyi tanıyorsunuz. Onları tanıyorsunuz. ASM’nin eşiğinden adımınızı attığınızda tanışıyorsunuz onlarla.Gerek aşı talebinizle gerek pandemi sırasında halkın sağlık hakkı korunsun diye verdikleri
mücadeleyle sosyal medyadan, gerek aşı odasından 1.5 yıldır sağlık hizmeti sunmak, bir
yurttaşımızı bile önlenebilir bu hastalık yüzünden kaybetmemek için durmadan gayret sarf
ettiler. Bunun karşılığı ise kullandırılmayan izinler, budanan hakları oldu. Üstüne üstlük
şimdi yeni bir yönetmelik yayınlayan Bakanlık, mevcut haklarını bile budamakta, halkın
sağlık hakkıyla ilgili kaygılarını, aşılar ve diğer sağlık hizmetleriyle ilgili taleplerini ve kendi
sorunlarını halka ulaştırmayı yasaklamaktadır.”şeklide konuştu.
Aile Hekimliği sistemi iktidar tarafından, halkın ve hatta sağlık emekçilerinin
büyük yararına olacakmış gibi anlatıldığını söyleyen İskar açıklamasının devamında şunları kaydetti: “İktidar ve Bakanlık tarafından pembe tablolar
çizilerek halk yanıltıldı. Her ailenin bir hekiminin olacağı, hasta ile hekim arasında güçlü bir
bağ olacağı propagandası yapıldı.
Vatandaş istediği zaman kendi Aile Hekimine rahatça ulaşabilecekti. Ancak yaşanan bu
değildi. Yurttaş Aile Hekimine gidiyor, muayenesini oluyordu. Sağlık ocağı sisteminden
büyük bir fark yok gibi görünüyordu. Ta ki eczaneye gidip ilacını alıncaya kadar. Reçete
bedelini ödemeye gelince, muayene ücreti, katkı/katılım payı, ilave ücret, reçete ve ilaç bedeli
gibi birçok kalemde yüksek bedel ödüyor ve şaşırıyordu. Sürekli artan ilaç fiyatları, SUT’daki
sürekli değişkenlikler ise işin cabası.
Aile hekimliği sisteminde bugüne kadar yapılan değişikliklerin hiçbiri ne toplum sağlığını
öncelemiş ne de çalışanların memnuniyeti önemsenmiştir. Sistemde var olan aşılar, mobil
sağlık hizmetleri, çocuk, bebek ve gebe izlemleri ve birçok işe ek olarak da COVID- 19 aşı
uygulamaları eklenince hem aile hekimleri hem de aile sağlığı çalışanları tükenmişlik ve
çaresizlik içerisine girmiştir. Buna rağmen, burada bir başarı hikâyesi ve çabası varsa o da
kesinlikle sağlık emekçilerinin kendi başarıları ve çabalarıdır.
Aile Hekimliği uygulama yönetmeliğinin bugüne kadar her değişiklikte geriye gidilmiş hak
kayıpları hatta cezalandırmalar oluşturulmuştur. Uzun zamandır masada olan, her geçen yıl
hak kayıplarının görmezden gelindiği gerçeğine rağmen büyük bir beklentiyle, vaatlerle hak
kayıplarının gideriliceği söylenen aile hekimliği ödeme ve sözleşme yönetmeliği, 30.06.2021
tarihinde yeniden yayınlanmıştır.
Sonuç ise beklenti ve taleplerin karşılanması bir yana bir öncekinden daha da kötü bir
düzenleme olmuştur. Adeta sağlık emekçileriyle dalga geçilmiştir.
Yönetmelik değişikliği ile aile hekimliği çalışanlarının statüsü, il sağlık müdürlüklerine bağlı
işçi noktasına getirilmiş, kölelik sistemine taşınmıştır. Aynı zamanda başta pandemi sürecinde
olduğu gibi, toplum sağlığını ve sağlık çalışanlarının haklarını savunan, kamuoyunu
bilgilendiren, görüş ve önerilerini, taleplerini basın ve sosyal medya aracılığıyla üç kez dile
getiren aile sağlığı merkezi (ASM) sağlık çalışanlarının sözleşmeleri feshedileceği
yönetmelikte yer almıştır. Böyle bir düzenlemeyi kabul etmemiz mümkün değildir!
Aile hekimliği uygulamasında iş güvencesi bu yönetmelikle sona ermiştir.
Yeni yönetmelik ile sözleşme yenileme ve fesih yetkisi İl Sağlık Müdürlükleri’ne verilmiş
olup zaten iller arasında var olan uygulama farklılıkları kişilerin insafına bırakılmıştır. Açığa
alma, sözleşme yenilememe gibi olağanüstü yetkiler, tüm hukuk kuralları çiğnenerek
verilmiştir.
Entegre Aile Sağlığı Merkezi çalışanlarının en temel insani hakkı olan sağlık iznine göz
dikmişlerdir. Yani çalışan hasta da olsa kanser de olsa, kaza da geçirse, raporlu da olsa 5
nöbet tutamazsa sözleşmesi fesih edilir denilmektedir.
Oysa; Aile Sağlığı Merkezi çalışanları yaptıkları özverili çalışmaya salgında da devam etmiş,
COVID-19 aşılamasının büyük bir çoğunluğu ASM’lerde uygulanmıştır. Ancak aile hekimliği
çalışanları 10 yıldır %60 gelir erimesi yaşarken, özlük haklarını kaybederken bütün itirazlara,
başvurulara rağmen düzenleme yapılmadığında aylık 1000-1500 TL arası gelir kaybı olacağı
ortaya çıkmıştır.”
Aile sağlığı çalışanı açığı tüm ülkede %15 oranında devam ederken, teknik ve eğitim alt
yapısı olmadan bu kadar büyük bir iş yükünün pandemi döneminde pozitif performans adı
altında negatif olarak verilmesini kabul etmediklerinin altını çizen İskar taleplerini şöyle sıraladı:
1- ASM sözleşmeleri de toplu sözleşmeye dahil olmalıdır.
2- Nüfusa ve performansa dayalı sağlık hizmeti yerine bölge tabanlı hizmet sunumu
yapılmalıdır.
3- ASM ve TSM’lerdeki görev tanımı belirsizliği giderilmeli, iş yükü fazlalığı azaltılmalı,
çalışan sayısı kadrolu istihdamla arttırılmalıdır.
4- ASM cari giderleri Sağlık Bakanlığı tarafından karşılanmalıdır.
5- Kamu dışı ve taşeron çalışanlar kadroya alınmalıdır.
6- ASM’de çalışan emekçilerin senelik izin, hastalık izni ve sendika izinlerinin kullanımında
izni kullanan kişinin kendi yerine birini bulma şartı kaldırılmalı ve hiçbir ücret kesintisi
yapılmamalıdır.
7- Mobil hizmetlerin nitelikli sunulması için araç, gereç ve uygun mekân tahsis edilmeli,
binaların fiziki yetersizlikleri Bakanlık tarafından giderilmeli, çalışanlar için dinlenme alanları
sağlanmalıdır.
8- Ayrımsız tüm ASM çalışanlarına eş ve çocuk yardımı yapılmalıdır.
9- Aile hekimi ve aile sağlığı çalışanı kadın emekçilerin gebelik ve emzirme izinleri 4/A’ya
tabi sağlık emekçileri için yapılan düzenlemeye eşitlenmelidir.
Bu taleplerimizle 16 Ağustos’tan başlayarak yürüteceğimiz mücadele, haklarımızı alana, söz
konusu yönetmelik iptal olana kadar devam edecektir.
Biz artık yeter diyoruz. Bu haklı mücadelemizde halkın sağlık hakkı ve emekçilerin hak
mücadelesi için mücadelemizi yükselterek devam ettireceğimizi bir kez daha hatırlatıyoruz”Kaynak: Edirne Gerçek Gazetesi

ad826x90
YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

Yunanistan’dan Edirne Sınırına 40 Kilometrelik Çelik Duvar

HIZLI YORUM YAP