h Dolar %
h Euro %
h Altın (Gr) %
h Tam Altın %
h Bitcoin %
h Ethereum %
h Tether %
22 °
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a

‘AKP’nin Roman Açılımı Sonrası’

ad826x90

Edirne Roman Eğitim Gönüllüleri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Turan Şallı, AKP’nin Roman açılımı sonrası’ başlığı ile yaptığı açıklamada; “Roman sivil toplum örgütlenmelerinin kapasitelerinin artmadığı, temel haklar ve demokrasi kavramının yoksulu, siyasi partilerin yandaşı olmuşlardır. Türkiye’de Roman mahallelerinin geneli eskiye oranla daha da büyük oranda asayiş sorunları yaşanmakta, uyuşturucu ticaretinin yapıldığı yerler haline gelmiş durumdadır.”ifadelerine yer verdi.

2009 yılında NTV haber sunucusu Oğuz Haksever, ‘alevi açılımı, demokratik açılımı ile Roman açılımı ve Roman açılımı ile AKP’nin Kızlcahamam toplantısında ortaya çıktığını dile getiren Şallı açıklamasının devamında şunları kaydetti: “Böylesine bir hazırlık yapıldığı, Romanlara sorsalar bu açılımdan ne anlarlar ne gibi sorunlar var? Gittik, gördük, konuştuk, çektik haberini de hazırladık. Hep neşeli görmeye çalıştığımız Romanların gerçek hayatta durumları biraz farklı’ demiştİ. Televizyon ekranında İstanbul Küçükbakkal Köyde evleri yıkılan, sonra barakalarda yaşamak zorunda kalan Romanların ekrana yansıyan insani koşullara uymayan görüntüler içeriyordu. Bir Roman kadın, ‘55 yaşındayım, devlet bize de arka çıkmıyor, kedi köpekler gibi yerde oturuyoruz. Sobam yok, kömürüm yok. Yiyeceğim, evim yok, evimizi yurdumuzu yıkmak istemesinler’ diyordu. Roman açılımını organize eden AKP Bursa Milletvekili Ali koyuncu büyüdüğü köyün yanında Roman yurttaşların yaşadığını, Roman kültürünü iyi bildiğini söyleyip, ayın 16’ sın da Ankara’da 11 Roman derneği ile yaptıkları görüşmenin iki gün sürdüğünü, 10 Aralıkta bir çalıştay düzenleyeceklerini anlatıyordu. Kültürel farklılığı, yoksulluk ve ayrımcılık içinde var olmaya çalışan Romanlar, kendi sorunlarının çözümü konusunda yeni bir umudun içine girdiler.

Ali Koyuncu: ‘Romanlarımızın sorunları, özellikle Türkiye de Roman toplumunun yurttaşlık haklarının geliştirilmesi, Romanların karşı karşıya kaldıkları hak ihlallerinin ortaya çıkarılması, Roman sivil toplum örgütlerinin kapasitelerinin artırılması, asayiş olaylarında ilk olarak kendi evleri, mahalleleri şüpheli yerler olarak nitelendirilmesinden ciddi anlamda rahatsızlar’ diyordu. Oğuz Haksever: ‘Sayın Koyuncu, Roman yurttaşlar memur olabiliyorlar mı? Bu gündeme geldi mi?’ sorusuna, ‘işveren kardeşlerimizin işe almalarında bazen Roman olduklarından dolayı dışlamamaları gerektiğini anlatıyoruz ama memur alımlarında zaten böyle bir şey yok. Türkiye Cumhuriyeti sosyal, laik, hukuk devleti zaten böyle bir şey olmaz’ diyordu. Yani memur olabilmek için kanuni kuralları işaret ediyordu.

Oğuz Haksever: ‘Anladığım kadar yasal pek bir şey olmayacak, çok derin bir konu aslında Hindistan’dan başlayan bir hikâye’ diyordu

Ali Koyuncu: yapılacak bir çalıştay da sorunun masaya yatırılması gerektiğini söylüyordu. Oğuz Haksever, ‘elimde değil ama yine de söyleyeceğim. Bayağı sesli sazlı neşeli bir toplantı olabilir yani’ demişti.

Ali koyuncu: ‘yani o şekilde algılanmasını istemiyoruz, çalıştaydan sonra büyük bir roman toplumunu başbakanımızla(Recep Tayyip Erdoğan) buluşturabiliriz’ demişti. Yıllar yılı kovaladı, televizyon programı tarih oldu. 27 Mayıs 2019 günü 13.00 bülteni yayınında Yassıada’daki düzenlemelerle ilgili haberi sunduktan sonra, haber yayına girdiğinde Sayın Cumhurbaşkanı “Yassıada değil, yaslı ada” cümlesini sarf ettiği sırada, “Ne yaslı ada be, canına okumuşsun” şeklindeki ifadesi kendisinin sonunu getirdi. Doğru söylediği için televizyon kanalındaki işine son verilmişti.

Oğuz Haksever, gerçekten de haksever bir insanmış, doğru tespiti daha önceden yapmıştı. 14 Nisan 2010 yılında yapılan Roman açılımı sazlı sözlü olmuştu. Kibariye ablamız bizi coşturdu. Çok büyük kapalı düğün salonun içinde göbekler atıldı. Sanki kimsenin derdi yoktu. Bu durum siyasi iradenin işine de geliyordu. Toplantıya götürülen Roman vatandaşlar gerçekten hak mücadelesi kavramından çok uzakta idi. Sorunlarını dile getiren hiçbir pankart ellerinde yoktu. Aralarında oturan iki öğrencinin “parasız eğitim istiyoruz” pankartına polis müdahale etmiş, bazı Romanlarda eyleme tepki göstermişti.

Dönemin başbakanı “ille de Roman olsun, ister taştan, ister çamurdan olsun. O da Allah kuludur her kim olursa olsun” diyerek damardan girdi. Romanlar, bugüne kadar duymak istediklerini başbakanın ağzından duydu. Gönülleri fetheden oldu. Oğuz Haksever’in hakkını yememek gerekir. Tespiti çok doğru idi. Yaşanan sorunlar için “çok derin bir konu” demişti. O derin konunun detaylarına baktığımızda sorunun temel kaynağı yoksulluk kültürünün içinde saklıydı. AKP iktidarı Roman açılımı ile Roman yurttaşların yoksulluk zincirini kıramadığı gibi doğal olarak sosyal ve ekonomik gelişmeyi sağlayamadı. İzlediği ekonomik politikalarla yoksulluk halkasını genişletti. Ali Koyuncu, ‘Romanların karşı karşıya kaldıkları hak ihlallerinin ortaya çıkarılması’ diyordu ancak, haksız hukuki dayanaklar içinde kentsel dönüşüm adı altında Romanların barınma hakkını ellerinden alınması tamamen barınma hakkının ihlal edilmesi gerçeğini görmezden geliyordu. Bu durum, Roman açılımının samimiyetsizliğini gösteriyor, Roman açılımının siyasi popülizm olma ihtimalinin sinyalini veriyordu. Roman açılımının geldiği noktaya baktığımızda;

Roman sivil toplum örgütlenmelerinin kapasitelerinin artmadığı, temel haklar ve demokrasi kavramının yoksulu, siyasi partilerin yandaşı olmuşlardır. Türkiye’de Roman mahallelerinin geneli eskiye oranla daha da büyük oranda asayiş sorunları yaşanmakta, uyuşturucu ticaretinin yapıldığı yerler haline gelmiş durumdadır.

Ali Koyuncu’nun dediği “Türkiye Cumhuriyeti laik, sosyal bir hukuk devletidir” tanımı tartışılır oldu.

Ali Koyuncu da tarih oldu. Oğuz Haksever’de. Biz Romanların (çingene) tarihsel derinlikte hep yoksulluk, hep ayrımcılık. Haksızlık etmemek adına sosyal ve ekonomik anlamda iyileştirme çabaları yetersiz olsa da, bugün halen mevcut olan Roman Eylem Planını görmezden gelmemek gerekir. Roman eylem planı nerede mi? Cansız bir şekilde yazılı metinlerde duruyor. “Kaynak: Edirne Gerçek Gazetesi

ad826x90
YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

660’ıncı Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri’nde Pehlivanlara Verilecek Ödül Belli Oldu

HIZLI YORUM YAP