h Dolar %
h Euro %
h Altın (Gr) %
h Tam Altın %
h Bitcoin %
h Ethereum %
h Tether %
22 °
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a

Lalapaşa’da Kalker Ocağı Kapasite Artışına İtiraz

ad826x90

Edirne’nin Lalapaşa ilçesine bağlı Vaysal ve Hacıdanişment Köylerinde faaliyet gösteren özel bir şirkete ait  Kalker Ocağı ve Kırma-Eleme Tesisi Kapasite Artışı’nın yıllık  630 bin  ton iken bu proje ile yılda  2 milyon tona çıkarılacağı projeye karşı köy sakinleri ve çevreciler, Çevre ve Şehircilik Müdürlüğü’ne itiraz dilekçelerini  verdi…

Edirne Çevre Gönüllüleri Derneği Başkanı Ayten Eren, Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü önünde konuyla ilgili yaptığı açıklamada, Edirne ilçe ve köylerine kurmak üzere başvuru yaptığını görüyoruz. Bugün gelinen noktada hesapsızca birinci sınıf tarım arazileri, orman arazileri ve köy meralarının taş çıkarmak üzere kazılıp patlatıldığına, şirketlerin nasıl işine gelirse işletildiğine tanık olduklarını dile getirerek; “İlimizde son 7 yıldan beri 439 proje başvurusuyla şirketlerin RES, taş ocağı, maden ocağı ve boya gibi kirletici sanayilerini Edirne ilçe ve köylerine kurmak üzere başvuru yaptığını görüyoruz. Bugün gelinen noktada hesapsızca birinci sınıf tarım arazileri, orman arazileri ve köy meralarının taş çıkarmak üzere kazılıp patlatıldığına, şirketlerin nasıl işine gelirse işletildiğine tanık oluyoruz. Çalışmalarımızda köy meralarının, derelerinin nasıl kirletilip kurutulduğunu, tarım ve hayvancılığın zarar gördüğünü gözlerimizle gördük, köylülerin şikâyetlerine de defalarca tanık olduk.

Bildiğiniz gibi Trakya köyleri geçimlerini tarım ve hayvancılıkla sürdürüyorlar. Üreticimiz, düşük taban fiyatları ve ilaç, gübre, yem gibi birçok girdi derken bankalara borçlanarak, bıçağın kemiğe dayandığından söylüyorlar. Vaysal ve Hacıdanişment köylüleri, 2007’de 250 bin ton üretimle açılan kalker ocağının köylerine ve tarım topraklarına yakın olmasının verdiği zararlardan bıkmışken; şirket şu anda 2 milyon ton talebiyle proje başvurusunda bulunuyor. Patlatmalı ocakların doğada yaptığı tahribatlar zaten biliniyorken; insan yerleşimlerine, tarım alanlarının yanı başına bu tesisler kurulamaz, genişletilemez. Şirket, proje planında köyün su kaynaklarının bulunduğu ormanları alıp ağaçları kesme iznini de Edirne Orman İşletme Müdürlüğü’nden istemiş.Umuyoruz ki Edirne Orman İşletme Müdürlüğü buna izin vermeyecektir. Kamu yararı, kişisel yararların önünde olmalıdır.” şeklinde konuştu.

“BU BİR ÇEVRE KATLİAMI”

Şirketin proje planında, su kaynaklarının bulunduğu ormanları alıp ağaçları kesme iznini de Orman İşletme Müdürlüğü’nden istediğini söyleyen Eren, Kalker ocağı yetmezmiş gibi RES santralleri de sanki köyün içinde dönüyor. Çevre ve Sehircilik İl Müdürlüğü buna nasıl onay vermiş anlaşılır gibi değil. Şimdi bu 2 milyon ton kapasite artışına onay verecek olurlarsa lütfen bakanlığın başındaki ‘çevre’ kelimesini kaldırsınlar. Çünkü bu bir çevre katliamı, köylü, tarım ve hayvancılık düşmanlığı olacaktır. Bizler sivil toplum örgütleri olarak havamızı, suyumuzu ve tarım topraklarımızı korumak için itirazlarımızı yapmaya geldik. Katılım gösteren herkese teşekkür ediyoruz. Trakya’da her zaman yerin üstü altından değerli olmaya devam edecek.”dedi

“YAŞAM ALANLARIMIZ  İYİCE YOK OLUR”

“Taş ocağı geldiği günden bu yana bir çok sıkıntı yaşıyoruz.” diyen  Vaysal Köyü Tarımsal Kalkınma Kooperatifi önceki dönem Başkanı Naif Özdoğan da burada yaptığı konuşmada;”  O bölgede hayvancılık yapan arkadaşlarımızdan aldığımız şikayetlerimiz, hayvanlarda düşükler başladı, meşe ormanlarında kurumalar başladı ve o bölgede üretilen a kalite olarak adlandırdığımız meşe balı vardı. O baldan artık verim alamamaktayız. Arıcılık büyük sıkıntı yaşamakta. O bölgede tarlalarda bağlattığımız balyalarda hayvanlar yediği zaman ishal gibi hastalıklara maruz kalıyorlar. Su sıkıntısı hiç yaşamadığımız halde, 1 – 2 yıldan beri su sıkıntısı da yaşamaya başladık. Daha yeni köyden geldim, yine sularımız akmıyordu. Su kaynaklarımızda da sıkıntılar var. Köylü bu anlamda sıkıntılı, dertlerimizi ancak bu kadar anlatabiliyoruz. Hiç olmazsa artık faaliyetlerini arttırmamalarını istiyoruz, zaten arttırdıkları kadar arttırdılar. Eğer kapasite 2 milyona çıkarsa o bölgedeki yaşam alanlarımız iyice yok olur. Şu anda kıt kanaat yapabildiğimiz hayvancılığı hiç yapamaz hale geliriz” dedi.

“YERALTI SU KAYNAKLARI TÜKENECEK”
Bölgedeki yeraltı suyu kaynaklarının tükeneceğini dile getiren Edirne Kent Konseyi Başkanı Ziya Gökerküçük;”Çatalca’dan başlayan Bulgaristan sınırına kadar giden Istırancalar’ın güneyinde, değil Kalker Ocağı çekiç dahi sallamayın diyor uzmanlar. Gerekçesi ise her ses, her gürültü, yeraltı suyunun daha derine gitmesine dolayısıyla ovaya inmeden direk denize gitmesini sağlıyor. 40-50 sene sonra Trakya’nın tamamen kurak olacağını, söylüyor bilim insanları. Bunu yetkililer de biliyor” şeklinde konuştu.
Kaynak: Edirne Gerçek Gazetesi

ad826x90
YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

‘AKP’nin Roman Açılımı Sonrası’